Advert
BU NE GÜZEL MEMLEKET BÖYLE 2012 YILINDA GÖRDÜĞÜM RÜYAMI GÖRME UMUDUMU 2017 SAKLADIM
Şükrü DOLAŞ

BU NE GÜZEL MEMLEKET BÖYLE 2012 YILINDA GÖRDÜĞÜM RÜYAMI GÖRME UMUDUMU 2017 SAKLADIM

Bu içerik 5571 kez okundu.

Sokaklar sakin, insanlar birbirine saygılı. Araçlar mümkün olduğu kadar sessiz hareket ediyor. Sürücüler yayalar, yayalar sürücülere saygılı, sürücü koltuğunda oturanların tamamı kemerlerini takmış.

Caddeler tertemiz ne yerde bir çöp var nede kulaklarda gürültü. Kaldırımlar alışılmışın dışında yayalara bırakılmış. Bedensel engelliler ve yaşlılar kaldırımlarda rahatça yürüyebiliyor. Herkes birbirinin hakkına saygılı olduğu için polise gerek kalmıyor. İş yerleri namaz saatinde kapatılmıyor. Boş bulunan iş yerlerinde hırsızlık yapılmıyor. Yaşlı bir adam yerden bir izmarit parçasını alıp on metre ilerde ki bir çöp kutusuna atıyor. Herkes yere izmarit atan kimliği meçhul şâhısı gıyabında kınıyor. Caddelerde yere tüküren, çöp atan hiçbir insana rastlanılmıyor. İş yerlerinin önünde bulunan saksılarda mevsimin çiçekleri caddelere ayrı bir güzellik getirmiş, caddedeler adeta renk cümbüşü. Bu şehre gelen yollarda hiç kazalar olmazmış. Herkes dikkatli, geride bıraktığı sevdiklerine kavuşmak için trafik kurallarına harfiyen uyuyor. Hak ve hukukun herkes için geçerli olduğu bu memlekete insanlar, her gün bir yetimin evini ziyaret ederek onlara yalnız olmadıklarını hatırlatıp, herkes bir kimsesizin kimiymiş. Yoksullar aç yatmazmış bu memlekette, komşunun hakkı komşudan sorulur sorumluluğuyla, aç insanlara yüreklerini katık yaparak, yoksulluğun ve açlığın, yoksulun evine girmesine müsaade edilmiyor. Sokakta dolaşan başıboş hayvanların başıboş olmalarına izin verilmez. Her, insanın bir canlı dostu varmış. Memleketin kadim insanı insanlar eziyet etmediği gibi, hayvanlarda insani bir sevgiyle yaklaşıyorlarmış. Her sokak başında, atalarının kullandığı kesme karataştan bir çeşme varmış. Çeşmede minik avuçlarıyla su içmeye çalışan, gözlerinin rengini suyun maviliğinden alan bir kız çocuğu, gülücükleriyle birlikte hayat veriyormuş bu kentin insanlarına. Her yer yeşil, çınar ağaçlarının gölgesinde, Temmuz’un, sıcaklığı Mayıs’ın serinliğine dönüşüyor, bu kentin yol ortasında Mayıs gülleri açarken, hiç kimse gülü dalından koparmazmış. Her yer güllük gülistanlık, insan bu kentte dolaşırken cennette dolaştığını sanıyor. Birden uyandım! Kış mevsimi olmasına rağmen dışarıda araç sesleri.Küçük bir çocuğun sesi yankılanıyor odamda ”Taze Tatlı.. Bal gibi Tatlı..”Tatlı tadında bir uykudan uyandım. Sokağa çıktım.Araç sesleri kulakları sağır ediyor.Biri uzakta ki diğerine bağırıyor..”la Hemo..la Hemoo..” Okulda olması gereken bir çocuk yanında kendisinden küçük kardeşiyle çöpten atık maddeler topluyor. Her sabah çay içtiğim parka geliyorum. Emekli maaşı yetmeyen bir işçi emeklisi ayakkabı boyamakla uğraşıyor… Bir çocuk başında taşıdığı tepside simit satıyor. Gördüğüm 2012 yılının Siverek rüyasıymış. Bu gün 2016 son günü, olmadı; umutlarımı hayallerimi diri tutmak istiyorum ve ölmeden rüyamın memleketinin böyle olmasını çok istiyorum rüyam gerçek olsun varsın ölüm o an…

Hayalimde yaşattığım memleketti rüyalarıma taşımışım. Olsun rüyada olsa böyle bir Siverek’te yaşamayı kim istemez. Hayaller kurularak gerçekler yakalanır, bir gün özlemini çektiğim rüya gibi bir memlekette yaşamak umuduyla…

Tüm okurlarımın ve insanlık âleminin yeni yıl kutlu olsun. Saygılarımla

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Çakmak’tan Ramazan ayı mesajı
Başkan Çakmak’tan Ramazan ayı mesajı
AK Parti Milletvekili Açanal'dan Çakmak'a ziyaret
AK Parti Milletvekili Açanal'dan Çakmak'a ziyaret
reCAPTCHA demo: Simple page