ISLAK  KELEBEK...
RIFAT MERTOĞLU

ISLAK KELEBEK...

Bu içerik 4768 kez okundu.

Sesin ki; kutsal şarkılardan yükselen ilahi bir tınıydı… 
Ne zaman yağmurlu bir günde yolculuğa çıksam, sen geliyorsun aklıma. Ne zaman bir sahilde yürüsem çıplak ayaklarımla; ıslansam, üşüsem, seni anımsıyorum. Her yağmur, gözlerindeki hüzün gibi ıslatıyor beni. Her yağmurda titriyorum, üşüyorum, kederleniyorum. Önceleri anlamsız gelirdi bu bana. Neden yağmurlar bu denli acıtıyor içimi diye. Sonradan anladım, sen gittiğinde mevsim sonbahardı, sararmış yaprakların üzerine yeşil bir yağmur yağıyordu. Hatırlıyor musun? O şose yolun ortasında dikelmiş, yağmurun altında öylece kalakalmıştım. Titriyordum, titremem biraz sinirimden, biraz üşümemdendi. “hoşça kal” dediğinde, aslında yüreğimin tam üstüne bir hançer indirmiştin.
O anın öncesi, sonrası var mıydı? O şose yol neresiydi? Ne işimiz vardı orada? Yağmur neden yağıyordu, ben neden üşüyordum? Sorular, dipsiz bir kuyu karanlığında yankılanıyordu usumda. Sonra sesini anımsıyorum bir de. Yüzün giderek solgun bir resim gibi silinse de sesinin tınısını anımsıyorum. Sesin içli bir şarkının en güzel yerinde ağlayan aşık gibi kırgındı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kanaat önderi şeyh ölümünün birinci yılında anıldı
Kanaat önderi şeyh ölümünün birinci yılında anıldı
Siverek'te yaz anaokulu uygulaması sona erdi
Siverek'te yaz anaokulu uygulaması sona erdi