Advert
SİVEREK ŞEYHBIZINİLERİ
RIFAT MERTOĞLU

SİVEREK ŞEYHBIZINİLERİ

Bu içerik 15031 kez okundu.

Süleymaniye'den Daroğun'a bir mecburi  yolculuk…
Daroğun köyü; diğer adıyla Daraxwin (Kanlıağaç), Türkçe adıyla Kalınağaç, Siverek merkezinden 18 Km uzaklıkta, feribot yolu üzerindedir. Sola ayrılan yol sapağındaki köy levhasında Kürtçe ve Türkçe adı verildikten sonra nüfusu 1052 olarak yazılmıştır. Köy toprakları, Küfri, Kurdek, Cumakale ve Bitik köylerinin topraklarıyla komşudur. 110 haneden oluşan Daroğun köyünde ikamet edenlerin hepsi akrabadır. Şeyhbızıni Kürtleridirler. Etraflarını çevreleyen köylerin hepsi Zaza olmalarına ve Zazaca konuşmalarına rağmen onlar Kürtçe konuşmaktadırlar.
Daroğun Şeyhbızınileriyle ilgili kısa bir araştırma yaptık. Şeyhbızınilerle ilgili kapsamlı araştırmalar bugüne kadar yapılmamıştır. Bu araştırmamıza kaynak olan temel eser; Haymana Yenice Şeyhbızınilerinden Enver Yurtdaş, Hamdi Çeker ve Faik Coşkun tarafından 2003 yılında yayınlanan "Dünden Bugüne Yenice ve Şeyhbızınlar"  isimli kitaptır. Daroğun'da yaşayan yaşlıların verdikleri bilgiler, kitapta anlatılanları doğrular niteliktedir. Bu yönüyle adı geçen eseri önemsiyor ve bu yazı dizimizde çokça yararlanacağımızı belirtmek istiyoruz.
Bu yazı dizimizde anlatılanların büyük çoğunluğu; Daroğun büyüklerinden Hacaliyé Ereb, (Hacı Ali Devebakan), Fethiyé Nofel (Fethi Devebakan) Mahmudé Hacali (Mahmut Devebakan), Abuzeré Delalé (Abuzer Kaya), Ahmedé Hacali (Ahmet Devebakan), Remoyé Kerro (Ramazan Devebakan) ve Hesené Xıdır (Hasan Devebakan)'ın değişik zamanlarındaki anlatımlarına dayanmaktadır.
Şeyhbızınilerin İlk Yurtları
Şeyhbızınilerin ilk yurtları Kuzey Irak'ın Süleymaniye şehrinin Bazan ilçesi ve çevresidir. Bazan'la ilgili olarak Kamus'ul Alam'da;
"Bazan, Musul ilinin Süleymaniye sancağında ve Süleymaniye sancağının 30 Km. kuzeybatısında bir kasaba olup Dicle'nin bir kolu olan bir küçük ırmağın kıyısında ve Süleymaniye'den Altunköprü'ye giden yolun üzerinde yer alır. 3 bin kadar nüfusu vardır. Bazan, Süleymaniye'nin kuzeyinde olup, İran sınırına yakın olan Sewke nahiyesiyle birlikte 159 köy ve 7 aşiretten oluşur. Toplam 10 bin kadar nüfusu vardır. Hepsi Müslüman ve Kürt'tür. Dağlık ve taşlık olan toprağı az ürünlüdür." Denilmektedir.
Rivayete göre, Hz. Muhammed döneminde Yemen valisi olan Bazan, aslen Şeyhbızıni'dir. Bazan, Hz. Muhammed'in çağrısı üzerine aşiretiyle birlikte ilk Müslüman olanlardandır. Emevi'ler zamanında Yemeniler Yemenden sürüldüler. Sürülenler arasında Bazan ve aşireti de vardı. O dönemde bu aşirete ebnalar denilmekteydi. Bazan ve aşireti gelip ilk yurtları olan Kuzey Irak'ın Bazan Bölgesine yerleştiler.
"Şeyhbızıni"nın Anlamı
"Şeyhbızın" kelimesinin, Şeyh Bazan'dan gelme  ihtimali çok yüksektir. Bu kelime zamanla Şeyhbazın ve Şeyhbızın olarak birçok yerde kullanılmıştır. Kürtçe'de 'bazın' bilezik, 'bızın' keçi anlamındadır. Bir aşiretin isminin bunlardan gelme ya da bunlardan türeme olasılığı düşüktür.  Yine de aşiretin geçimini keçi besleyerek sağladığı ve hayvancılıkla uğraştığı düşünüldüğünde "Şexbızın" adını buradan aldığı da düşünülebilir. Ancak Bazan'ın Hz. Muhammed döneminde vali olması, Müslümanlığı kabul etmesi, aşiretin adının da Şeyhbazan'dan gelme olasılığını yükseltmektedir. 1998 yılında 95 yaşında vefat eden Daroğun köyü sakinlerinden Hacaliyé Erebé Nofel (Hacı Ali Devebakan); köklerinin Hz.Muhammed dönemine dayandığını ve dedelerinin şex  (şeyh)  olduğunu defalarca belirtmiştir.
Batılı bir araştırmacı olan Mark SYRES; 19. yüzyılın başlarında yayınladığı Osmanlı İmparatorluğu'ndaki  aşiretlerle ilgili eserinde  Kuzey Irak'ta Şeyhbızıni aşireti mensuplarıyla tanıştığını belirtmiş, onların özelliklerini şöyle tarif etmiştir; "Şeyhbızıni 4.000 aileden oluşan, şamatacı, azgın, savaşkan ve soygunculuğuyla tanınan büyük bir aşirettir. İyi at binicisi ve çok zekidirler." (age)
Şeyhbızınilerin Anadolu'ya Gelmeleri
İran'da Safevi yönetimini ele geçiren Şah İsmail, Şii yayılmacılığı hareketini başlatmıştır. Kendisi de Şii Türkmenlerdendi. Şah İsmail, otorite boşluğu bulunan Kuzey Irak bölgesini kısa sürede ele geçirdi ve buraya Şii'leri yerleştirmeye başladı. Sünni olan Şeyhbızıniler, buradan göç ederek, Sünnilerin yoğunlukta olduğu  Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine yerleştiler. Çoğunlukla Palu'yu kendilerine yurt edindiler. Ancak çok geçmeden  Şah İsmail komutasındaki Şii Türkmenler Palu ve civarındaki tüm kaleleri ele geçirdiler. Bu sırada Trabzon valisi olan Yavuz Sultan Selim, Şii yayılmacılığını büyük tehlike olarak gördü. İstanbul'a dönerek babası II. Beyazıt'ı tahttan indirerek yerine geçti.
O dönemde Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında kalan Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi  kendi başlarında idi. Bölge İdris-i Bitlisi'nin yönetimindeydi. İdris-i Bitlisi ile Yavuz Sultan Selim bir anlaşmaya vardılar. Buna göre; Osmanlı Orduları Şah İsmail'e saldıracak, Kürt Birlikleri de Şii Türkmenlerin elinde olan kaleleri kuşatacak, böylece arkadan saldırmalarını önleyecekti.  Savaş sonunda zafer elde edilirse, bu bölge Osmanlı yönetimine geçecek, içişlerinde serbest olacak, kendi beyleri tarafından yönetilecektir. Yavuz Sultan Selim, arkasında Şeyhbızınilerin de bulunduğu aşiretlerin desteğiyle Şah İsmail üzerine yürür. 1514 yılında Çaldıran Savaşı'nda Osmanlı Ordusu, Safevileri ağır bir hezimete uğratır.  Yavuz Sultan Selim, kendisine destek olan aşiretlere secere düzenler. Seccerede, bu aşiretlerin diledikleri Osmanlı toprağında ikamet edebileceği yazılıdır.Bu fermanların birkaçı Haymana Yenice Şeyhbızınilerinde mevcut olup günümüze kadar ulaşmıştır.  Bu fermanlar herpadişah döneminde yenilenmiştir. Günümüze ulaşan fermanlardan biri Amed sancağı tarafından verilen 1780 tarihli I. Abdulhamit mührünü taşımakta, diğeri ise, Ankara sancağınca verilen 1815 tarihli II. Mahmut mührünü taşımaktadır.  Doğudaki aşiretler Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetini tanıdırlar ve 1800'ün başına kadar kendi içlerinde bağımsız olarak yaşadılar.
1789'daki Fransız ihtilalı'nın etkisiyle doğu ve güneydoğudaki aşiretlerin pek çoğu ayaklanmaya başladı. Birçok yerde isyanlar patlak verdi. Osmanlıya bağlılıklarını gösteren bazı aşiretlere Osmanlı yöneticileri tarafından İçanadolu'ya göç edebilecekleri bildirildi. Orada daha rahat etmeleri için bu öneri getirildi. Bunun üzerine, Şeyhbızıniler ve diğer bazı aşiretler Palu'dan Haymana, Yunak, Cihanbeyli, Polatlı ve Şereflikoçhisar bölgelerine göç ettiler.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AK Parti Milletvekili Açanal'dan Çakmak'a ziyaret
AK Parti Milletvekili Açanal'dan Çakmak'a ziyaret
Başkan Ayşe Çakmak’tan gazetecilere ziyaret
Başkan Ayşe Çakmak’tan gazetecilere ziyaret
reCAPTCHA demo: Simple page