ÇÜRÜYEN KÖKLERİMİZ PARA "İLAH" OLURKEN AHLAK NEREYE GİTTİ?

Arzu Kılıç DAĞBAKAN

27-04-2026 05:01

Toplumun ahlak damarlarının nasıl kuruduğunu konuşurken, sadece cüzdanlara bakmak yetmez. Kafamızı kaldırıp o parlayan ekranlara, çocuklarımızın hipnotize olmuş gözlerine bakalım. Biz ahlakı sadece pazar yerinde satmadık; biz onu her akşam televizyon karşısında, her dakika o küçücük ekranların içinde parça parça doğradık.

Evimizdeki “Yasal” Şiddet; Diziler ve Silahların Gölgesi

Televizyonu açtığınızda karşınıza çıkan manzaraya bir bakın.Takım elbiseli adamlar, ellerinde son model silahlar, ağızlarında "racon" cümleleri... Şiddetin, soygunun, ihanetin, tacizin ve kan dökmenin delikanlılık olarak pazarlandığı bir dünyadan bahsediyoruz. Çocuklarımız kahramanlığı kitaplarda, bilimde ya da merhamette değil; birini gözünü kırpmadan vurmakta, bir bankayı ustaca soymakta, genç bir kızın başına zorla bela olmakta arar oldu.

Ekranda dökülen o sahte kanlar çocuklarımızın ruhundaki şefkat, merhamet, vicdan duygusunu kuruttu. Artık empati kuran değil, vurdulu kırdılı dünyada hayatta kalmaya çalışan, şiddeti bir dil olarak benimseyen yaralı bir nesil yetişiyor. Biz çocuklarımızı yalnız bırakarak namluyu çocuğumuzun geleceğine doğrulttuk.

Sosyal Medya ve Bilgisayar Oyunları; Sanal Cennet  Gerçek Cehennem

Sadece televizyon mu? Bir de o dipsiz kuyu var. Sosyal medya ve bilgisayar oyunları. Çocuklarımız, adına oyun denilen ama aslında birer öldürme simülasyonu olan o dünyaların içine hapsolmuş durumda. Bir tuşla can almanın, yağmalamanın ve yok etmenin ödüllendirildiği bu sanal evrenlerde merhamet, yerini skora bıraktı.Skorlarda yerini acıya, kedere, gözyaşına, toplumsal çöküş yarattı.

Sosyal medyadaki o beğeni deliliği ise ahlakın en büyük celladı oldu. Gençler daha fazla izlenmek için her türlü mahremiyetini ayaklar altına alarak, karakterini bir like uğruna feda etti. Sahte hayatlar, gösteriş merakı ve kolay yoldan şöhret olma para kazanma hırsı, alın terinin ve onurlu yaşamanın üzerine kara bir çarşaf gibi serildi.

Kendi Elimizi Uzatıp Zehri Biz Verdik

En acısı da ne biliyor musunuz? Çocuklarımızın eline o tabletleri, o telefonları aman sussun, beni rahat bıraksın diyerek biz verdik.Birde çocuğum çok zeki telefon, bilgisayarı çok iyi kullanıyor diye kendimizi  dahi çocuk ebeveyni olarak etiketledik. O da başlı başına ayrı bir konu, derin mevzu… Onları o şiddet dolu dizilerin karşısında baş başa bırakan biziz. Şimdi ise bu çocuklar neden bu kadar saygısız, neden bu kadar şiddet yanlısı diye feryat ediyoruz.

Biz onlara kültürümüzden gelen ders verici nitelikte gerçeği anlatan masallar anlatmadık, biz onlara merhameti, sevgiyi, vicdanı öğretmedik, göstermedik. Biz onları canavarların yönettiği bir dijital ormanın ortasına, savunmasızca bıraktık.Bir oraya, bir buraya savruldular. Çırpınışları görmedik, görmezden geldik.

Ekranı Kapat, Kalbi Aç!

Bir toplum, çocuklarının zihnini, vicdanını koruyamadığı sürece ahlakını geri kazanamaz. O televizyonlardaki silah sesleri dinmeden, sosyal medyadaki o sahte alkışlar bitmeden, biz yeniden insan olamayacağız.

Ebeveynler olarak bugün bir karar vermeliyiz.Ya çocuklarımızı o sanal cellatların elinden çekip alacağız ya da ruhu kurumuş, eli tetikte, kalbi mühürlenmiş bir neslin felaketini sonunu izleyeceğiz. Ahlak, ekrandaki sahte kahramanlarda değil bir çocuğun gözündeki masumiyeti koruyabilmekte saklıdır.

Ey anne, ey baba!

Çocuğunun cebine harçlık koymadan önce, onun ruhuna bir "omurga" koymayı dene. Ona dürüstlüğün aç kalmak pahasına bile olsa en büyük zenginlik olduğunu anlat. Anlat ki bu kokuşmuş düzenin içinde birer "ceset" olarak değil, birer "insan" olarak yürüyebilsinler.

Vakit geç olmadan, ekranları kapatıp evlatlarımızın yüzüne bakma vaktidir. Yoksa o karanlık ekranlar, bir gün hepimizin sonu olacak.

Kalın selametle ve uyanık bir vicdanla...

DİĞER YAZILARI VİCDANIN YÜKÜ, ARSIZIN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 ERİŞKİN KREŞİ Evlilik mi, Islah Evi mi? 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN İFLASI: ÇOCUKLARIMIZI KİMDEN KORUYACAĞIZ? 01-01-1970 03:00 ŞİİRDEN TOPRAĞA KADIN EMEGİ GÜNEŞİN İLK IŞIĞI ONLARIN AVUÇLARINDADIR... 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEZ BİR SAVAŞIN CEPHESİ: OKULLAR 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SAYFA 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÇOCUKLAR: Sokaktaki Kahkahadan Ekrandaki Yalnızlığa 01-01-1970 03:00 ÖNCE HAZIRLIK, SONRA DOĞUM: EBEVEYNLİK BİR VİCDAN MESELESİDİR! 01-01-1970 03:00 ZAMANIN FISILTISI… SİVEREK'İN KÜÇE KAPILARI 01-01-1970 03:00 İÇTEN GELEN BİR TEŞEKKÜR 01-01-1970 03:00 HAYATA DAİR NE VARSA! 01-01-1970 03:00 "HAYATA DAİR" HER NE VARSA… SAĞLIKLI GÜLÜŞLER KAMPANYASI 01-01-1970 03:00 BIRAKIN UÇSUNLAR... 01-01-1970 03:00 ALIN TERİNDE SOLAN ÇOCUKLUKLAR 01-01-1970 03:00 SİVEREK’TE BU LİSE ELZEMDİR 01-01-1970 03:00 Siz dile getirin… Biz çözüm yolları araştırıp bulalım size sunalım… 01-01-1970 03:00 ARZU İLE GÜNDEM 01-01-1970 03:00 ARZU İLE GÜNDEM 01-01-1970 03:00 AVM HATUNLARI 01-01-1970 03:00 BENDE NEFRET EDİYORUM TOPLU MESAJLARDANNNN! 01-01-1970 03:00 EĞİTİM VE SORUMLULUKLARIMIZ 01-01-1970 03:00 ANADİLDE EĞİTİM 01-01-1970 03:00 TOPLUM VE EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İNTERNET KULLANIMI VE ÇOCUKLARIMIZ 01-01-1970 03:00 TÜKÜRÜĞÜNÜZDE BOĞULUN 01-01-1970 03:00 EZİLEN ERKEKLER-ERKEK HAKLARI-ERKEK HAKLARI NEREDE-ERKEK HAKLARI VARMI? 01-01-1970 03:00 ÇARPIK İLİŞKİLER ÖLÜME SÜRÜKLER… 01-01-1970 03:00 EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ 01-01-1970 03:00 BİR ANNENİN GÖZÜYLE EĞİTİMİMİZ 01-01-1970 03:00 SİVEREK EĞİTİMİNE BAKIŞ 2. 01-01-1970 03:00 EĞİTİME GENEL BAKIŞ ÖZELDE SİVEREK’TE ÖZEL OKULLAR 01-01-1970 03:00 Erken yaşta evlilikler 01-01-1970 03:00