Siverek'in Gönül Telini Çalan Ustalar: Belediye Sıra Gecesi Ekibine…
Siverek'in kadim topraklarından yükselen, ruhu doyuran o ezgilerin mimarları, Siverek Belediyesi Sıra Gecesi Ekibi'nin kıymetli üyeleri!
Biliyoruz ki sizler, sadece notaları yan yana getiren müzisyenler değil, bu şehrin asırlık kültürünü, sıcaklığını ve misafirperverliğini kalpten kalbe taşıyan birer elçisiniz. Sizin performanslarınızı izleyen, o eşsiz ortamınıza dahil olan bir gönül dostu olarak söylüyorum: Siz, Türkiye'nin en muhteşem ekibisiniz! Ben bunu bilirim ve hep bunu söylerim…
Sanatınızla Dokunduğunuz Hayatlar ve O Unutulmaz Fedakârlık!
Sizin sahnedeki duruşunuzda, okuduğunuz her türküde, çaldığınız her enstrümanda öyle derin bir samimiyet, öyle büyük bir ustalık var ki, dinleyenin ruhuna işliyor.
Sesiniz; Gırtlağınızdan çıkan her nağme, Siverek'in taş evlerinin yankısını, Fırat'ın coşkunluğunu ve Mezopotamya'nın hüznünü taşıyor. O ses, sadece bir melodi değil, kaybolmaya yüz tutan bir hikâyenin fısıltısı.
Yüreğimizden Gelen O İsimler: Sizinle Daha Güçlü!
Remzi Güner, Nedim Yakıt, M. Emin Vurgun, Mücahit Korkmazoğlu, Mehmet Şur, Orhan Kanmaz, Necati Maviçeçek, Abdullah Maviçeçek, Maruf Kutluca, Mahir Arıkdığo, Mehmet Siner, Ali Baran ve Fikret Özel... Sizin her birinizin o mübarek emeği, o kadim kültüre döktüğünüz ter, bu mektubun kalbini oluşturuyor. Çaldığınız her sazın telinde, sesinizin ulaştığı her gönülde, bu şehrin sevdası ve sizlerin insanlığı var. Yüreğimizden kopan bu samimi ve en derin "İyi ki Varsınız!" teşekkürü, sadece sanatınıza değil, o paha biçilmez insanlığınızadır. Her birinize ayrı ayrı gönülden şükranlarımızı sunuyoruz.
Sizleri ilk tanıdığımda, İstanbul’un kalabalığı içinde, Göztepe Parkı'ndaki o etkinlikte, adeta donup kalmıştım. Güneşin yakıcı sıcağı altında, Remzi Bey'in bir damla su bile içmeden saatlerce sahnede kalışı; enstrüman çalan ekibinizin ise yorulmak bilmeden, yüreğini tellere vura vura o muhteşem performansı sürdürmesi... İşte o an, kalbimin en derininden "İşte sanatçı, işte sanat budur!" diye fısıldamıştım. O muazzam fiziksel yorgunluğa rağmen, yüzünüzdeki o samimi tebessüm, gözlerinizdeki o sıcak ışıltı asla solmadı. İnsanlara, yürekten gelen o paha biçilmez gülücükleri dağıtmaya devam ettiniz. Bu fedakârlığınız, sanatınıza olan aşkınızın en büyük kanıtıdır.
Enstrümanlarınız; Parmaklarınız, mızraplarınız, o kadim sazlarla adeta bütünleşiyor. Çaldığınız her notada, sazın teline vurduğunuz her vuruşta, o toprağın tarihini, sevgisini ve zorluğunu hissediyoruz. Bu, sadece teknik bir başarı değil, ruhun sanata dönüşmesidir.
İnsanlığınız ve Misafirperverliğiniz; Sizi bu kadar eşsiz kılan, sahnenizin ışıltısından bile parlak olan, o muazzam insanlığınız ve yüce gönüllülüğünüzdür. Misafirlerinize gösterdiğiniz o sıcak ilgi, kurduğunuz o içten bağ; sizleri sadece sanatçı değil, gönül dostu, yol arkadaşı yapıyor. Bir "Sıra Gecesi"ni, dostluk ve kardeşlik meclisine çeviren en büyük değer, sizin o eşsiz nezaketinizdir.
Bir Mirası Yaşatmak ve Sonsuz Şükran…
Sizler, sadece eğlence sunmuyorsunuz. Siz, atalarınızdan miras kalan o kültürü, o geleneği, o komşuluk ruhunu en otantik haliyle yaşatıyorsunuz. Siverek'in kalbi, sizin sahneye çıktığınız her yerde yeniden atmaya başlıyor.
Bu ülkenin dört bir yanında nice sıra gecesi ekipleri gördüm, dinledim; ama sizin verdiğiniz o eşsiz duygu, o içtenlik, o sanatsal yetenek ve insaniyetin birleşimi, sizi zirveye taşıyor. Sizin alana girdiğiniz andan itibaren yayılan pozitif enerji, müzik bittiğinde bile akıllarda kalıyor.
Bu nedenle, bize yaşattığınız o unutulmaz anlar, ruhumuza kattığınız o eşsiz zenginlik için, gösterdiğiniz üstün sanat ve insanlık örneği için, size Siverek'in ve kültürümüzün en içten şükranlarını sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu mirası böylesine lâyıkıyla taşıyorsunuz.
Alkışınız hiç susmasın, gülen yüzünüz solmasın, gönlünüz hep şen olsun!
Saygı ve sevgilerimle
Şükrü DOLAŞ
NALBANT
Arzu Kılıç DAĞBAKAN
ÖNCE HAZIRLIK, SONRA DOĞUM: EBEVEYNLİK BİR VİCDAN MESELESİDİR!
Hüseyin Gökmen
Nerden geldi bu İRAN İSRAİL SAVAŞI
KOÇALİ AYMAZ
İl olmak hakkımız
Kemal Siyahhan
Köleliğin getirisi körelme...
Serhat ÇIKMAN
Siverek'te Kavim, Kavmiyetçilik
Abdurrahim PEKŞAHİN
YAZARIMIZ PEKŞAHİN'DEN YETKİLLERE ÇAĞIRI
Mustafa KARADAĞLI / Eğitimci-Yazar
Merdivenin son basamağı gibidir yaşlılık… Zirvedesinizdir ve kulaklarınıza çarpan bir sonbahar esintisidir…
Sinan DAĞBAKAN/Uzman Psikolog
BEN ÇOK ÇİRKİNİM
Hasan İZOL
HASAN İZOL’MU? HASAN SİVEREK’ Mİ?