DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Arzu Kılıç DAĞBAKAN
Arzu Kılıç DAĞBAKAN
Giriş Tarihi : 13-02-2026 23:19

ERİŞKİN KREŞİ Evlilik mi, Islah Evi mi?

Evliliklerin tapusu vardır ama kayıt belgesi, yani bir "kullanma kılavuzu" yoktur. Kadın o imzayı sadece bir yuvaya değil; aslında bir hayat okuluna öğretmen, bir rehabilitasyon merkezine ise gönüllü bakıcı olmak üzere atar. Toplumun hayırlı kısmet diye sunduğu; cebinde maaşı, üzerinde şık kıyafeti olan o adamların, ev kapısından içeri girdikleri an nasıl birer dev bebeğe dönüştüklerini kimse konuşmuyor. Kişilik gelişimi mutfakta, sorumluluk bilinci çocuk parkında bırakılmış bu adamlar kendilerine bir eş değil, aslında bir "ikinci anne" arıyorlar.

Çoraplardan Hayallere Uzanan Dağınıklık

Mutfak tezgahı ile yatak odası arasındaki o dar koridorda, kadının sadece bedeni değil, ruhu da yorulur. Yere fırlatılan her kirli çorap, aslında kadının emeğine ve onuruna fırlatılmış birer umursamazlıktır. Kadın sadece evi süpürmez; kocasının eksik kalan çocukluğunu, verilmemiş özbakım eğitimini ve öğretilmemiş nezaket kurallarını toplar arkasından. Ona insanlarla nasıl konuşulacağını bir çocuk sabrıyla öğretirken, kendi sesini unutur. Bir çocuğun peşinde koşar gibi eşinin arkasını toplarken, her eğilip kalkışında kendi gençliğinden bir parçayı o tozlu yerlerde bırakır.

Buradan o adamlara sesleniyoruz: Biz size evde her işi siz yapın demiyoruz; dağıtmayın, dağıttığınızı kaldırın, yük olmayın diyoruz! Bir kadının omuzlarında zaten hayatın tüm yükü varken, bir de sizin çocuksu dağınıklığınızın hamallığını ona yüklemeyin.

Kadın Bir Rehabilitasyon Merkezi Değildir

Kadın, evlendiği gün farkında olmadan bir onarım projesine başlamıştır. Kocasının yaralarını sarmak, eksik karakter eğitimlerini tamamlamak, öfkesini dindirmek onun asli görevi sayılır. Ancak bu süreçte kimsenin sormadığı dehşet verici bir soru vardır: Kocayı rehabilite etmeye çalışan kadın, bu sırada kendi ruhunu nerede kaybediyor? Bir insanı yetiştirmeye çalışırken, kadın yavaş yavaş kendinden kopar. Artık aynaya baktığında gördüğü kişi bir kadın değil; bir başkasının eksiklerini yamayan bir terzi, bir başkasının ruhsal enkazını kaldıran bir işçidir.

Görev" Adı Altındaki Son Esaret

Ve gün biter... Kadın mutfağı toplamış, çocuğun ödevini bitirmiş, evin dağınıklığını zihninde hizaya sokmaya çalışırken bedeni dinlen diye bağırır. Ama mesai bitmemiştir. Bir de o yorgunluğun üzerine, kapının ardındaki yatakta kocayı mutlu etme görevi beklemektedir…

Bütün gün bir çocuk gibi baktığı, arkasını topladığı, adeta annelik yaptığı o adama, gece olunca bir arzu nesnesi gibi yaklaşması beklenir. Ruhun çekildiği bir bedende, cinsellik artık bir paylaşım değil, ödenmesi gereken bir diyet haline gelir. İnsan, gündüz fırlattığı çorabı topladığı bir adama gece nasıl tutkuyla bakabilir?

Kaynanaların Mucize Beklentisi

Peki ya bu dev bebekleri piyasaya süren aileler? Özellikle o kaynanalara seslenmek lazım: Kendi rehabilite edemediğiniz, sorumluluk aşılayamadığınız, eline bardağını bile vermediğiniz oğlunuzu öve öve anlatıp masum bir kadının günahına girmeyin! "Bir evlensin de düzelir" dediğiniz o mucize, aslında bir kadının ömrünün sömürülmesidir. Sizin eğitemediğiniz adamı, bir başka kadın adam etmek zorunda değil. Gelininizi, oğlunuzun eksiklerini tamamlayacak bir yedek parça gibi görmekten vazgeçin.

Bu Ömür Hırsızlığına Dur Demeli!

Şu gerçek, toplumun her hücresine bir mühür gibi kazınmalıdır.Bir kadının ömrü, bir yetişkine temel yaşam becerileri öğretmek için harcanacak kadar ucuz bir hammadde değildir. Kadınlar yedek parça deposu, evler ise ıslah evi değildir. Eğer bir taraf hep topluyor, diğeri sorumsuzca dağıtıyorsa orada ne sevgi vardır ne de kutsal bir yuva... Orada sadece sessizce işlenen bir ömür hırsızlığı vardır.

Elbette sözümüz meclisten dışarı eşinin yükünü paylaşan, kadının ruhunu omuzlamayı bilen asil beyleri ve adaletli aileleri tenzih ediyoruz. Ancak geri kalanlar için gerçek şudur; Hiçbir aşk, bir kadının kendi benliğinden kopup bir bakım ünitesine dönüşmesini haklı çıkaracak kadar büyük değildir.

Gerçek şudur;Hiçbir aşk, bir kadının kendi benliğinden kopup bir bakım ünitesine ya da rehabilitasyon merkezine dönüşmesini haklı çıkaracak kadar büyük değildir.

Şimdi herkes elini başına koysun ve düşünsün; kurduğunuz şey bir yuva mı, yoksa bir ömür törpüsü mü?

Kalın sağlıcakla."

NELER SÖYLENDİ?
@
özgür Genğeç Yaşar 3 ay önce
Teşekkür ederim gerçekleri bütün açıklıgıyla anlatmışsınız bir anımı paylaşayım ailece oturduğumuz bir gün erkek kardeşim ceylan bacımdan bir bardak su istedi oda kalktı su getirmeye rahmetli babam otur dedi bacımı oturttu kızdı sen kendin kalk dedi ogün bir şey daha ögrenmiştik hepimiz babam gibi babalara selam olsun vesselam.
NAMAZ VAKİTLERİ
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
İrfan
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA