Veba salgını dedik yazımızın başlığına. Bilindiği gibi veba, farelerden insanlara bulaşan ölümcül bir salgındı.
Bizim anlatacağımız veba ise insandan insana bulaşan bir salgındır. Bu salgın sadece insanın kendisine zarar veren bir salgın değil, çevresini de perişan eden bir salgındır.
Daha ömrünün baharında yüzlerce gencimiz bu illetin pençesinde kıvranıyor. Umutları tükenmiş durumda. Bazıları tedavi görse bile yitirdikleri yılları ve sağlıklarını geri alamıyor. En iyisi bu illete hiç bulaşmamak.
Gençlerimiz neden zehrin pençesine kapılıyor?
Madde bağımlılığı, karmaşık biyolojik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle tetiklenir. Başlıca teşvik edici etkenler şunlardır: Merak ve akran baskısı. Özellikle gençlerde "bir kere denemekle bir şey olmaz" düşüncesi ve arkadaş grubuna uyum sağlama arzusu. Psikolojik etkenler; depresyon, anksiyete, travma ve stresle baş edememe. Sosyal çevre ve aile; aile içi kopukluklar, şiddet, ilgisizlik veya bağımlı bireylerin bulunduğu sağlıksız bir çevre.
Yıllardır bilgim ve kültürümün el verdiği şekilde Siverek halkının sorunlarını yazmaya çalışıyorum. Üzerinde en çok durduğum konu ise madde bağımlılığıdır. Ben bu bağımlılığa veba diyorum.
Bu tespitler bilim insanlarının ortaya koyduğu nedenlerdir. İşin bir de ekonomik boyutu bulunuyor. Hiçbir tarihte bu kadar işsiz üniversiteli bulunmamıştı. Gençler, üniversite bitirmenin kendilerine ekonomik fayda sağlamadığını gördükçe boşluğa düşüyor. Yani kısaca, üniversiteli de olsan, okuma yazma bilmeyen babanla aynı yoksul kaderi paylaşıyorsun.
Şu anda işsiz kalmayan tek fakülte Tıp Fakültesi. Eczacılık bile artık işe yaramıyor. Eczacılık Fakültesi mezunu çok sayıda eczacı, eczacı kalfası olarak çalışmak zorunda kalıyor. Uygulanan kota yüzünden onlar da diplomalı işsizler sınıfında.
Yıllardır bilgim ve kültürümün el verdiği şekilde Siverek halkının sorunlarını yazmaya çalışıyorum. Üzerinde en çok durduğum konu ise madde bağımlılığıdır. Ben bu bağımlılığa veba diyorum.
Yazılarımda kolluk kuvvetlerinin yanı sıra anne ve babaları da uyarıyorum. Biliyorum ki bu iş sadece emniyet tedbirleriyle önlenemez.
Yerel yönetimler, kanaat önderleri ve STK'lar, madde bağımlılığının önlenmesi konusunda ciddi şekilde bir araya gelmelidir. Bulaştıktan sonra o gençleri kazanmak çok zor.
Yıllar önce, şu anda Malatya Valisi olan Seddar Yavuz, sayıları o dönemde az olan Siverekli çocukları bağımlılıktan kurtarmak için din görevlileriyle birlikte madde kullananların evlerine ziyaretler gerçekleştirmişti. O ziyaretlerde bazı aile bireyleri, çocuklarına iftira atıldığını ve madde kullanmadıklarını sert bir dille bize iletmişti. Oysa gerçek çok farklıydı. Yani önce aileler kendi çocuklarının yanlışlarını kabul edip bu işle mücadele etmelidir.
İşin istismarını gerektirecek hiçbir neden yoktur. İlçede madde bağımlısı bireylerin, madde bağımlılığıyla mücadele derneği kurduklarına şahit olduk. Samimiyet ise sıfır oldu bunca yıl bağırmamıza rağmen.
Gazeteciler olarak yalnız bırakıldık. Uyarılarımıza rağmen, kolluk kuvvetlerini göreve davet etmemize rağmen Siverek'te madde kullanma yaşı gittikçe düştü.
Günümüzde çakmak gazının bile uyarıcı madde olarak kullanıldığı bir dönemdeyiz.
Bu sabah jandarma ekipleri, Siverek ilçesinde madde kullanımı ve satışı yaptıkları iddia edilen şahıslara yönelik bir şafak operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 53 kişi gözaltına alındı. Bugüne kadar bana gelen bilgiler ışığında söylüyorum; bu, ilçede gerçekleştirilen en büyük şafak operasyonudur.
Bu operasyonların daha çok yapılması toplumun takdirini kazanacaktır.
Bu operasyonlar yeterli mi? Değil tabii.
Tek başına caydırıcı olabilir mi? Olamaz.
Bu konuda başta yerel yönetimler ve STK'lar olmak üzere muhtarlar, anne ve babalar daha duyarlı olmalıdır. Yerel yönetimler, madde bağımlılığını önleme ve madde bağımlılığıyla mücadele merkezi kurmalı; sosyal ve kültürel projeler hayata geçirilmeli, ekonomik yetersizliği olan ailelere maddi ve manevi destek verilmelidir.
Tüm Sivereklilere çağrımdır. Başta yerel yöneticilere şunu demek isterim:
"EV YANARKEN AVLUYU SÜPÜRMENİN KİMSEYE BİR FAYDASI YOK!"
Kolluk kuvvetleri bu konuda özel bir ekip kurmalıdır. Hep birlikte önlem alınmalıdır.
"Benim çocuğum kullanmıyor" diyenlere de bir sözüm olacak. Bir gün gelecek, senin çocuğun da bu yangından zarar görecek.
Yangın diyorum, veba diyorum. Gerçekten insan olarak, baba olarak yüreğim yanıyor.
Her Siverekli bu yangını yüreğinde hissetmelidir.
Arzu Kılıç DAĞBAKAN
Veba salgını
Şükrü DOLAŞ
"VALLAHİ HÜKÜMET KUMARCIDIR!"
Hüseyin Gökmen
Nerden geldi bu İRAN İSRAİL SAVAŞI
KOÇALİ AYMAZ
İl olmak hakkımız
Mevlüt BAYRAKTAR
Haklı Kalmak
ARMANC AŞİRAN
BİZİM MEMLEKETİN “BAZI” İNSANLARI…
RIFAT MERTOĞLU
ALEMİMDE SÜRGÜN KELİMELER
HİKMET AKSOY
BİR DEMOKRASİ ÖĞRETMENİ (Faik Ahmet Barutçu’nun 60. Ölüm Yıldönümü Nedeniyle)
İlyas KAMBALI
Bir Kitap: “Başka Neler Mümkün?”
Av. Şeyhmus İNAL
YENİ ANAYASA HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORUM