Bir yılı daha devirirken heybemizde hem yorgun bir dünyanın ağırlığı var hem de her sabah yeni bir güne uyanmanın o taptaze heyecanı. Hepimiz aynı yollardan geçiyoruz, aynı göğün altında benzer yükleri sırtlanıyoruz. Hayat bazen yoruyor, bazen duruluyor ama o umut ışığı içimizde bir yerlerde hep yanmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllar bize hayatın ne kadar kıymetli olduğunu, sevdiklerimizin bir tek gülüşünün dünyalara bedel olduğunu iyice öğretti. Bazen geçim derdiyle büküldü belimiz, bazen memleketin, dünyanın telaşıyla daraldı içimiz. Sokakların tadı tuzu kaçtı, gökyüzü bile sanki kederimizden griye boyandı. Ama artık bu yorgunluğu toprağa bırakma, birbirimize yeniden "merhaba" deme vakti geldi.
Yeni yıl demek, sadece rakamların değişmesi değil; kurumuş bir dalın inadına çiçek açması, yangın yerinde bile bir fidanın yeniden yeşermesi demektir. Ben dünyayı koca bir ormana benzetiyorum. Bir ormanda ağaçlar birbirinin boyuna posuna, türüne, cinsine bakmaz; toprak altında kökleriyle sımsıkı sarılır, fırtına çıktığında birbirine omuz verirler. Bizim de o kadim orman gibi birbirimize kenetlenmeye ihtiyacımız var. Bir fidanı sularken duyduğumuz o şefkat, sokaktaki bir canın başını okşarken kalbimize dolan o sıcaklık bizi biz yapan tek gerçektir. Doğanın sessizce fısıldadığı o büyük sırrı duymalıyız: Sevgi, paylaştıkça eksilmeyen tek hazinedir.
Artık televizyonu açtığımızda korkan çocuk gözleri değil, mahalle aralarında şen şakrak koşturan çocuklar görmek istiyorum. Sokaklarımızda korku değil; komşu evden gelen o taze yemek kokusu, güven ve kardeşlik olmalı. Bir kadının, bir gencin hayalleri hırpalanmamalı; aksine sevgiyle büyümeli, başarıları alkışlanmalı. Zorlukların büktüğü belleri, yardımlaşmanın o sımsıcak eli doğrultmalı. Bizler aynı güneşle ısınan koca bir aileyiz. Rengimiz, dinimiz, dilimiz ne olursa olsun; gözyaşımızın rengi de bir, gülüşümüzün sıcaklığı da... Sonuçta insanız biz!
Kendi iç dünyamda da yepyeni bir sayfa açıyorum bu yıl. Yanılgılarımı birer ders gibi cebime koyuyor, kırdığım kalpler varsa onarmak için vicdanımın sesine kulak veriyorum.Beni kıranları da ilahi adalete teslim ediyorum. Kimseyi hor görmeden, kimseyi ayırmadan, sadece "insan" olmanın o güzel onuruyla yürümeye devam etmek istiyorum.
Yeni yıl; her birimize sağlıkla nefes alabildiğimiz, sevdiklerimizin elini hiçbir kaygı duymadan sımsıkı tutabildiğimiz ve nefretin yerine merhameti koyduğumuz aydınlık bir gelecek getirsin. Unutmayın ki umut, karanlığın bittiği yerdeki o ilk ışıktır. O ışığın evimizden huzuru, gönlümüzden sevgiyi hiç eksik etmemesin; yüzümüzdeki gülümsemenin ve soframızdaki bereketin daim olması, sevginin kazanması dileğiyle…
Yeni yılınız kutlu olsun.
Şükrü DOLAŞ
İnsan önce kendine bakmalı!
Arzu Kılıç DAĞBAKAN
VİCDANIN YÜKÜ, ARSIZIN GÜCÜ
Hüseyin Gökmen
Nerden geldi bu İRAN İSRAİL SAVAŞI
KOÇALİ AYMAZ
İl olmak hakkımız
Mevlüt BAYRAKTAR
Haklı Kalmak
ARMANC AŞİRAN
BİZİM MEMLEKETİN “BAZI” İNSANLARI…
RIFAT MERTOĞLU
ALEMİMDE SÜRGÜN KELİMELER
HİKMET AKSOY
BİR DEMOKRASİ ÖĞRETMENİ (Faik Ahmet Barutçu’nun 60. Ölüm Yıldönümü Nedeniyle)
İlyas KAMBALI
Bir Kitap: “Başka Neler Mümkün?”
Av. Şeyhmus İNAL
YENİ ANAYASA HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORUM